EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ: KENDİMİZ

 

Hazreti Muhammed (s.a.v) Efendimiz, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Mümin beş güçlük arasındadır. Karşısındaki mümin olur haset eder. Münafık olur, gizli düşmanlık eder. Kâfir olur, kendisiyle savaşır. Şeytan saptırmaya çalışır. Nefsi ise kendisi ile çekişir durur.”

 

Biz günahkar kullar kendimizi “iman edenler” olarak nitelendiriyorsak bu hadis-i şerifteki müminler olarak bu beş güçlük ile iyi bir şekilde mücadele etmeye çalışmalıyız. Ancak baktığımız zaman bu zorluklardan dört tanesi harici varlıklar tarafından bizlere musallat olurken, sonuncusu ve en zor olan “nefis” dahili olan bizim kalbimizde olan bu şey ile kendi kendimizle savaşıyoruz. Nefis bizim kendi içimizde var olduğu için diğer düşmanlarımıza göre bize daha yakın hatta en yakın olandır. Sürekli bizimle beraber ve sürekli kalbimiz ile mücadele halindedir. Diğer dördü imanımızı arada bir yoklarken, nefis sürekli açık aramakta ve üstün gelmek için hazırda beklemektedir.

 

Nefis en zorlu düşmanımız dedik ya, gerçektende öyledir. Bir bakarız ki bu nefis denilen zalim düşman diğer düşmanlarımız ile müttefik olup karşımıza daha güçlü çıkar. Karşımızda ki müminin haset etmesine yardım eder. Münafık olandan ona uyarak o hale gelmiştir zaten. Kafir ile de mücadele eder ona öyle bir yüklenir ki kabul ettirmez ona hak dinini. Onu da düşman eder bize. Şeytana gelince. Onun elinde ki en büyük silahtır zaten nefsimiz. Sürekli bizi kendimizi ile yok etmeye çalışır.

 

İşin garip tarafı en çok zararı kendimize nefsimiz ile vermemiz. En büyük düşmanımız kendi içimizde ki nefsimiz yani kendimiz. Madem düşman biziz. Hedef belli. Zararı kimin verdiği, imanımızı tehlikeye sokanın kim olduğunu biliyoruz. Nefis kendimizi nasıl tanıyorsa bizde tanımıyor muyuz ki kendimizi de durmadan bu zalim nefsimize açık veriyoruz...

 

Aciz ve günahkar olan kardeşiniz Mehmet size soruyor: Peki nasıl olacakta imanımızı kurtarma derdine düşen biz müminlerin hâli? Nasıl olacakta bu zalim nefsimizle mücadele edeceğiz?

 

Aslında biliyorum ve biliyoruz ki bu sorunun cevabı; nefis terbiyesi…

 

Ama maalesef ki aciz olan bu günahkar Mehmet kardeşiniz şimdilik bunu yapamıyor. Bu yüzden elimden yalnızca ve yalnızca sadece tövbe etmek geliyor. Bu zalim düşmanıma her yenilişimden sonra “ Yâ Rabbî! Bütün yapmış olduğumu günahlarımdan ben pişmanım. Keşke yapmasaydım. İnşallah bir daha ben yapmayacağım” diyorum.

 

İnşallah gün gelecek ve ben kendi kendim ile mücadele edebileceğim ve farkına varan hepimiz bunu yaparak nefis terbiyesi ile huzura kavuşacağız.

 

Daha fazlasını yapabilirken tekrar görüşebilmek duası ile…

 

MEDET YA ALLAH (c.c)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !