DAR’ÜL HARP DEVRİNDE BİRLİK ÇAĞRISI

 

Devir, Câhiliye devri. Biz Câhiliye devrini bilgisizlik devri olarak bilsek de bu cehaletin doğurduğu hüküm ve sonuçlar hakkında pek bilgimiz yoktur. Bu dönemde insanlar hiçbir kurala hiçbir hukuk normuna bağlı olmadığı için toplumda adaletten söz etmek mümkün değildi.

 

“Hukuk” kelime anlamı ile “hak” kelimesinin çoğulu yani “haklar” demektir. Ancak ortamda hiçbir kaide olmayınca ne haktan ne de hukuktan bahsetmek zordur. Adaletin olmadığı ortamlarda zalimlerin zulmü hakimdir.

 

Zalimin zulmüne uğrayan mazlumlar, acizliklerinin ve mağdurluklarının sonucunda son bir haykırış son bir çaba ile yardım istemek için çırpınmaktadırlar. Belki de her çırpındıklarında bu pis bataklıkta daha da batma pahasına…

 

Mekke sokakları bu tarz haykırışlara şahadet ediyor ve  bu sesleri yalnızca duyuyor fakat anlamak istemiyordu. Acaba kaç mazlum haykırasıya yardım için bağırmış ve medet istemişti? Acaba kaç tanesi bağıramayacak kadar aciz duruma düşmüştü?

 

Artık bu adaletsizlik iyice çığırından çıkmıştı. Can ve mal güvenliği adına hiçbir şey kalmamıştı. Aralarında daha o yıllarda Muhammed-ül Emin olan dürüstlük ve adalet abidesi Allah Resulü Hazreti Peygamber (s.a.v)’inde aralarında bulunduğu Mekke’nin ileri gelen soylu aileleri bir araya gelerek bu zulüm karşısında bir çözüm ve çare bulabilmek için sağlam bir yol arıyorlardı. Sonunda bir çözüm buldular ve bir karar aldılar bu kararın en can alıcı maddesi; “Zalimlerden haklarını alıncaya kadar, mazlumlarla beraber hareket edilecektir.”

 

Bu karar bir çağrı Hilfü’l-fudûl olarak tarih sayfasında yer alacaktır. Hilfü’l-fudûl nerede bir haksızlık olsa kılıçlar çekilerek hak aramak için kurulan bir birlikti. Bu bir anlaşma bir yemin idi.

 

Henüz Allah Resulünün Peygamber olmadığı hak dininin yer yüzünü şereflendirmediği bu dönemde böylesi bir hareket gerçekten imrenilecek bir durumdu. İslam alemlere hakimiyet için geldiğin zaman Hilfü’l-fudûl anlaşmasını temel olarak alarak mazlumun yanında olarak zalime karşı durmuştur.

 

Peki şimdi Dar’ül Harp olarak nitelendirdiğimiz biz günahkar kulların yaşadığı bu devirde. Hukukun aksak ve yanlış işleyebildiği bu beşer hukuk devrinde. Zalimlerin zulümleri altında ezilen mazlumların sonu ne olacak?

 

El-Cevap: Hilfü’l-fudûl…

 

MEDET YA ALLAH (c.c)

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !